Öz Şefkat ve Öz Kabul
Çoğumuz bir arkadaşımız zor bir dönemden geçerken ona nasıl yaklaşacağımızı iyi biliriz: sabırla dinler, yargılamadan destek olur, "elinden geleni yapıyorsun" deriz. Ancak sıra kendimize geldiğinde aynı nezaketi göstermek çoğu zaman çok daha zordur. Sınav kaygısı yaşayan bir öğrenci kendine "yeterince çalışmadın, başarısızsın" derken; iş hayatında bir hata yapan bir yetişkin saatlerce kendini eleştirmeye devam edebilir. İşte tam bu noktada öz şefkat kavramı devreye giriyor.
Öz Şefkat Nedir, Öz Güven ile Neden Karıştırılmamalı?
Öz şefkat, kendimizle ilgili zor duygularla karşılaştığımızda kendimize bir arkadaşımıza gösterdiğimiz anlayış ve nezaketle yaklaşabilme becerisidir. Bu, kendini şımartmak ya da sorumluluktan kaçmak anlamına gelmez; aksine araştırmalar öz şefkatli bireylerin hatalarını daha net görebildiğini ve değişim için daha sağlıklı bir motivasyona sahip olduğunu gösteriyor. Öz güven "ne kadar başarılıyım" sorusuna odaklanırken, öz şefkat "kendime nasıl davranıyorum" sorusuna odaklanır — ve bu ayrım, zorlu dönemlerden geçerken psikolojik dayanıklılığımızı belirleyen temel farklardan biridir.
Öz şefkatin üç temel bileşeni vardır: kendine karşı nazik olmak (kendini eleştirmek yerine anlayışla yaklaşmak), ortak insanlık bilinci (yaşadığımız zorlukların insan olmanın bir parçası olduğunu, yalnız olmadığımızı hatırlamak) ve farkındalık (acı veren duygularla aşırı özdeşleşmeden, onları olduğu gibi görebilmek).
"Kendinize söylediğiniz sözleri, sevdiğiniz birine söyler miydiniz? Cevap hayırsa, o iç sesi yeniden şekillendirmeye değer."
Günlük Hayatta Öz Şefkati Uygulamanın Yolları
Öz şefkat bir kişilik özelliği değil, geliştirilebilen bir beceridir. Küçük ama tutarlı adımlarla güçlendirilebilir:
Kendine konuşma dilinizi fark edin. Zor bir anda içinizden geçen cümleleri bir arkadaşınıza söyler miydiniz diye sorun. Söylemezdiniz diyorsanız, cümleyi daha nazik bir dille yeniden kurun.
Zorlukları normalleştirin. Yaşadığınız güçlüğün sizi "yetersiz" değil "insan" yaptığını hatırlamak, yalnızlık hissini azaltır.
Duyguya isim verin, kaçmayın. "Şu an kaygılıyım" ya da "şu an kendimi yetersiz hissediyorum" demek, duyguyu bastırmadan onunla sağlıklı bir mesafe kurmanızı sağlar.
Bedeninize küçük bir şefkat jesti gösterin. Derin bir nefes almak, elinizi göğsünüze koymak ya da bir molada kendinize su içirmek gibi basit davranışlar bile sinir sistemini yatıştırabilir.
Öz şefkat ve öz kabul, bir gecede oturmaz; terapide üzerinde en çok çalıştığımız konulardan biri de budur. Kendinizle kurduğunuz ilişkiyi nazikleştirdikçe, zorluklarla baş etme kapasiteniz de genişler.
Bu konuda konuşmak ister misiniz?
Randevu almak veya sorularınızı iletmek için benimle iletişime geçebilirsiniz.